Göremiyor musun? En kötüsü sona erdi. Hiç bu kadar boş hissetmemiştik elbet. Ama her şey bir noktada sona eriyor. Gece her türlü soğuktur, güneş çoğu zaman doğmak bilmez. Güneşin doğuşu bir umuttan ziyade, acı çekiştir. Sen ve senin gibiler, hep beyhude bir hayale esirdir. Çok uğraşmaya gerek yok, süslü kelimelere de ihtiyaç yok; sona geldik. Kötümser olmak zorundayım, arada yaralarım hala kanıyor. Tanrı var mıdır bilmem; zira yoksa, geceleri kulağıma fısıldayan benim şizofrenik kısmım. Doktora görünmek lazım. Hayat bazılarına kıyak geçmez bu arada. Bu yüzden ya kuyunun dibine düştüğünde Yusuf olmadığını anlarsın; denizin ortasında alabora olunca da Musa olmadığını; aynı denizde bir balık seni yutunca Yunus olmadığını; ateşlerde yanarken su dökenin olmayınca da İbrahim olmadığını; kurban edecek hiçbir şey kalmayınca boynuna bıçak dayarsın, işte o bıçak İsmail olmadığının kanıtı. Her hayat biraz iç çekiştir, peygamber hüznü gibi.
Sen bu kibrinle tanrıyla yarışırsın. Tanrı seni umursamaz. Umursamak sadece insana mahsustur, kibir de. Bu yüzden ya hepimiz Tanrı’nın palavralarıyız. Mutluluğu abartır; ilaçlarla, dünya nimetleriyle kafayı bozarız, bir insana aşık olup dünyaya farklı baktığımızı sanarız. İşte hiç ummadığın bir anda gelir seni darmadağın eder o mutluluk. O yüzden ya mutlu olmak, mutlu etmek sadece parlamentonun işi olmalı. Para içinde yüzen devlet adamları, imzalanan ahlaksız sözleşmeler ve büyük ihtimalle manzaralı ofisinde sırıtan işadamları bizimle dalga geçerler. Birileri mutlu mudur gerçekten bilinmez. Tanrı bilir, ya da mutlu olanlar. Mutlu olmak sadece dünyaya mahsustur. Tanrı mutlu veya mutsuz olmaz. Tanrıya nefret duyduğum anlarda gökyüzüne bakar, yumruklarımı sıkarım; oysa Tanrı’yı gökte aramak sadece filozofların işidir. Ben yerde arayanlardanım, hiçlik içinde bir bitkiye bakıp ağlayanlardanım. Çok sürmez, güneş doğacak yakında. Sus. Çok konuştuk gene, bu böyle bir bitiş. Sayın seyirciler, bir düzenbazın elindeyiz, büyük bir evren yaratmış. Tanrı beni affetsin. İliklerime kadar nefret ediyorum.
Yorum bırakın